Varlık Fonu

Yatırım fonu, altın fonu, hedge fonu, borsa fonu, A tipi fon, B tipi fon, tahvil bono fonu, emtia fonları, emeklilik fonu,... gibi çok sayıda fon bulunuyor. Yakın zamanda bunlara bir de varlık fonu eklendi.

Ve varlık fonunun kurulmasıyla akıllara bir dizi soru geldi: Varlık fonu nedir? Neden kuruldu? Ne işe yarar? Ülke için faydalı mı?....

Bugüne kadar diğer fonlar bu derecede merak uyandırmazken, varlık fonu içinde kamu varlıklarının bulunması nedeniyle, herkesin ilgisini çekiyor.

Daha çok satış yapabilmek, daha çok getiri elde edebilmek, daha fazla miktarda ve daha düşük maliyetle borçlanabilmek, aynı zamanda riski azaltarak getiriyi arttırmayı sağlayabilme konularında herkes finansçılardan yeni enstrüman bulmalarını bekliyor. Finansçılar da bu beklentilere cevap verebilmek için yeni yatırım araçları geliştiriyorlar. Varlık fonu da, bu beklenti paralelinde geliştirilmiş olan dünyada eski, biz de ise yeni bir enstrüman.

İsmi farklı olsa da tüm finansal yatırım araçlarının arkasında tek bir gerçek yatmaktadır: borç ilişkisi.  Borç iki taraflı bir ilişkidir. Bir tarafta borç alanlar; diğer tarafta ise borç verenler. Buna fon fazlası olanlar ile fon ihtiyacı olanlar arasındaki ilişki de diyebilirsiniz. Ya da en basit haliyle paraya ihtiyacı olanlar ile parası olanlar diye gruplandırılabilinir.

Borç alanlar daha düşük maliyetle (düşük faiz oranıyla), teminat vermeden ve kendilerine uygun vadede kaynak sağlamanın peşindeyken; borç verenler de daha yüksek getiriyi (faiz), olabildiğince düşük riskle (yüksek teminatla) ve daha kısa vadede elde etmek isterler.

İsmi ve şekli değişse de borç alanlar ve borç verenler arasındaki kontrat tek bir finansal ilişkiye dayalıdır. Bu ilişkide 3 temel değişken mevcuttur: (1) vade, (2) faiz ve (3) teminat. Bu 3 değişkenin yapısına göre finansal enstrümanının adı değişir.

Vade uzadıkça ve teminat yapısı bozuldukça faiz maliyeti artar. Vade kısaldıkça ve teminat yapısı iyileştikçe faiz maliyeti düşer.

Altın fonu; elinde altın varlığı bulunanların, ellerindeki altın varlığı karşılığında çıkardıkları fonlardır. Teminatı altın olan bu fonları satın alanlar, fiziksel olarak altın almak yerine menkul kıymetleştirilen altının fiyat hareketlerinden getiri sağlamayı hedeflerler. Diğer taraftan, bir fon olmasa da klasik mevduat; teminatı belirli bir seviyeye kadar devletin ödeme garantisi altında bulunan, sabit faizli ve belirli vadeli bir yatırım aracıdır.

Varlık fonu ise vadesi olmayan, teminatı içerisine dahil edilen varlıklardan oluşan (bizim örneğimizde kamu varlıkları) faiz getirisi olan bir yatırım aracıdır.

Varlık fonunu paylara ayırıp; yatırım fonu gibi ihraç edebilirsiniz. Bu durumda varlık fonunun getirisi, bu fonun içerisine dahil edilen varlıkların gelirleriyle orantılı olacaktır. Bu fonu satın alanlar bu getiriye ortak olurlar. Ya da varlık fonunun varlıkları karşılığında borçlanma araçları (tahvil) çıkararak, bunları daha yüksek getiri elde etmek isteyen yatırımcılara satarsınız.

Adını ne koyarsanız koyun finansal enstrümanların arkasında tek bir temel ilişki yatar: Borç alan ve borç verenler arasındaki kontrat.

Varlık fonu karşılığında borç alacak olan Türkiye Cumhuriyeti Devletidir. Borç verecek olanlar ise muhtemelen uluslararası yatırımcılar olacaktır. Borçlanmada yabancı para cinsinden dolar ve/veya EURO olacaktır.

Varlık fonu açısından 3 temel değişkene bakarsak; (1) Teminat: Borç verenlerin teminatı, varlık fonundaki kamu varlıkları olacaktır. (2) Vade: Bu tip fonlar uzun vadeli olur. Kısa vadeli borçlanmak için varlık fonu kurmanın maliyeti faydasını aşar. (3) Faiz: Faiz oranını fon fazlası olanların getiri beklentileri, teminat yapısı, borcun vadesi ve borçlunun güvenirliği belirler. Varlık fonuna dahil edilen varlıkların değerlerine kıyasla getirilerinin düşük olduğunu dikkate aldığımızda bizdeki varlık fonunun tahvil çıkararak borçlanma yoluna gideceğini tahmin edebiliriz. Faiz getirisinin de hazinenin borçlanma maliyetlerine yakın olacağını söylemek hatalı olmaz.

Sonuç olarak, varlık fonu uzun vadeli, düşük faizli borçlanma imkanı ve ilave kaynak sağlamayı hedefliyor. Bu fonlar faiz maliyetinin üzerinde getiri sağlayan projelerde değerlendirilir ise hem ülkemiz hem de fon yatırımcıları için yararlı olur. Tersini ne düşünmek ne de yazmak isterim.

Etiketler: Varlık fonu, yatırım araçları, finansal enstrümanlar,

Yorumlar