Araba Sahibi Olmanın Dayanılmaz Hafifliği

Türk edebiyatındaki ilk realist roman, Recaizade Mahmut Ekrem tarafından yazılan “Araba Sevdası” dır. Halkın atlı araba (fayton) satın alma tutkusuna yer verilen romanın yayınlandığı 1898 yılından bugüne bu sevda artarak devam etmektedir.

Tek farkla, dünün atlı arabalarının yerini günümüzde otomobiller almış durumda.

Bugün C sınıfı bir otomobilin yaklaşık satın alma bedeli 80 Bin TL düzeyinde. 80 Bin TL’lık bir araç satın aldığınızda kabaca 45,000 TL araç bedeline ek olarak, 35,000 TL vergi ödüyorsunuz. Satın alacağınız aracın değeri ve motor hacmi arttıkça ödeyeceğiniz vergi tutarı da artıyor.

Esasında vergiler ve diğer giderler aracı satın aldığınız noktada bitmiyor. Henüz yeni başlıyor ve süreklilik kazanıyor.

Nasıl mı?

İstanbul’da, yukarıda saydığım özelliklerdeki bir otomobilin sahibi, aracını kullandığı bir yıl içerisinde; benzin, motorlu taşıt vergisi, kasko, trafik sigortası, otopark/vale ücreti, köprü ve otoyol geçiş ücretleri, trafik cezası, oto yıkama ile periyodik bakımdan harcamalarından oluşan bir dizi masraf kalemiyle karşı karşıya kalıyor. Bunlara ek olarak; araç sahipleri kış lastiği, aksesuar, araç muayene ücreti, vb. bazı ilave harcamalar da yapıyorlar.

Sonuç olarak; yılda 25,000 km araba kullanan biri senede yaklaşık 15,500 TL (ayda 1,300 TL) tutarında harcama yapıyor. Üstelik bu giderin sadece ~5,000 TL’lık kısmı fiili mal ve hizmet bedelinden, kalan kısmı ise dolaylı vergilerden oluşuyor.

Bunların yanısıra; 80,000 TL bedelinde bir otomobil satın alan bir araç sahibi, gerçekleştirdiği peşin alım karşılığında arabaya bağladığı paranın yıllık getirisinden de mahrum kalıyor veya aracı kredi ile almışsa, bu tutar için ilave kredi maliyetine katlanıyor. Dolayısıyla yıllık faiz oranının asgari %10 olduğu kabulüyle, işletme giderlerine ek olarak yılda 8,000 TL’lık alternatif getiri kaybı oluşuyor.

Faiz kaybı ve işletme maliyetinin yanısıra; 80,000 TL tutarındaki bir araçtaki asgari değer kaybının da yıllık 10,000 TL olacağını da dikkate aldığımızda araç sahibi olmanın dayanılmaz hafifliği ifadesi daha rahat anlaşılabilir.

Otomobildeki değer kaybını dikkate almadan sadece işletme maliyeti ile faiz kaybının yıllık toplamının 23,500 TL olduğunu, bunun da aylık karşılığının yaklaşık 2,000 TL olduğu söyleyebiliriz.

Farklı bir bakış açısıyla sadece 5,000 TL’lık fiili harcama dışında kalan kısmın faiz kaybı ve vergi giderinden oluşması araç sahibi olanlar için oldukça çarpıcı bir sonuca işaret ediyor.

Konuya böyle yaklaşırsak, kimse araç sahibi olmaz. Fakat bugün araç sahibi olmak lüksten öte bir ihtiyaç. Ne yazık ki bu ihtiyacın karşılığının finansal sağlaması bulunmuyor.

Ve bütün ilave maliyetlere karşılık ülkemizde her yıl 1 milyona yakın yeni otomobil satılıyor. Bu da bize araba sevdasının parasal karşılığının olmadığını gösteriyor.

Etiketler: araba sevdası, otomobil sahibi olmanın maliyeti, arabaların işletme giderleri, doruk özcan,

Yorumlar